Uzmanların son değerlendirmelerine göre, Karadeniz’de deniz seviyesi küresel okyanuslarla benzer bir hızda yükseliyor. Bu yükselişin, aralarında Kastamonu’nun da bulunduğu Karadeniz’e kıyısı olan iller ile birlikte kıyı şeridinde yaşayan yaklaşık 160 milyon kişiyi önümüzdeki yıllarda doğrudan ya da dolaylı olarak tehdit edebileceği ifade ediliyor.
Deniz Seviyesi Neden Yükseliyor?
Bilimsel çalışmalara göre deniz seviyesindeki artışın başlıca nedenleri şunlar:
- Küresel ısınmaya bağlı olarak deniz suyunun ısınması ve genleşmesi
- Buzulların ve kar örtüsünün erimesi
- Bölgesel iklim değişimleri, yağış rejimi ve rüzgâr sistemlerindeki farklılaşmalar
Karadeniz özelinde ise bu küresel etkenlere ek olarak, kapalı bir deniz olması nedeniyle su dengesi değişimleri (yağış, akarsu girişi ve buharlaşma) deniz seviyesini daha hassas hale getiriyor.
Karadeniz Kıyıları İçin Olası Riskler
Uzmanlar, deniz seviyesindeki kademeli yükselişin kısa vadede fark edilmesinin zor olduğunu, ancak uzun vadede ciddi sonuçlar doğurabileceğini vurguluyor. Olası riskler arasında:
- Kıyı erozyonunun artması
- Sahil yolları ve limanların zarar görmesi
- Dere ağızlarında ve alçak kıyı alanlarında taşkın riski
- Tuzlu suyun yeraltı su kaynaklarına karışması
özellikle öne çıkıyor.
Kastamonu Kıyıları İçin Uyarı
Kastamonu’nun İnebolu, Abana, Çatalzeytin ve Cide başta olmak üzere Karadeniz kıyısındaki yerleşimlerinin, deniz seviyesi artışıyla birlikte fırtına ve dalga etkilerine karşı daha kırılgan hale gelebileceği belirtiliyor. Uzmanlar, kıyı planlaması, altyapı yatırımları ve uzun vadeli çevre politikalarının bu riskler dikkate alınarak yapılması gerektiğini ifade ediyor.
Uzmanlardan Önlem Çağrısı
Uzman görüşlerinde, deniz seviyesindeki yükselişin ani bir felaket değil, yavaş ama sürekli ilerleyen bir tehdit olduğunun altı çiziliyor. Bu nedenle:
- Kıyı alanlarında bilimsel izleme çalışmalarının artırılması
- Yerel yönetimlerin iklim uyum planları hazırlaması
- Yeni yapılaşmalarda kıyı risk haritalarının dikkate alınması
gerektiği vurgulanıyor.
Karadeniz’de yaşanan bu değişim, iklim krizinin bölgesel etkilerini bir kez daha gözler önüne sererken, kıyı kentleri için erken önlem ve bilinçli planlamanın hayati önem taşıdığına dikkat çekiliyor.

















