Kurtuluş Savaşında İnebolu’ dan Ankara ve Sakarya ‘ ya cephane taşıyan yardım kolunda görev almıştır. Erkek kılığında cephane taşırken yolda montunu cephaneye örtmüştür. Atatürk, ” Neden üzerindeki montunu cephanelere örttün üşümüyor musun? Dediğinde Halime Çavuş Benim üşümem hiç önemli değil bu cephaneyle yüzlerce askerimiz korunacak der. Atatürk Kurtuluş Savaşı sonrası Halime Çavuşu Ankara’ ya çağırır, düzenlenen törenle İstiklal Madalyası ve çavuş rütbesi verilir.Ünlü edebiyatçımız Rifat llgaz’da rahime kaptanın hayatını halime kaptan olarak kaleme almıştır.
Halime Kaptan, yine zorlu bir görev için Kefken açıklarında ilerliyorlardı. iki kayık silahı yükleyip, inebolu’ya götüreceklerdi. Ancak, kıyıya yaklaştıklarında bir İngiliz motorunun kendilerine doğru geldiğini gördüler. Halime Kaptan, hemen hizmetçilik yapan bir köylü kadını kılığina bürünerek, saf saf oturmaya baş ladı. Yanı başındaki sepette ise el bombaları diziliydi.
Ingilizler, kayıktan motora geçmelerini emrettiler. Halime Kaptan, uysal uysal ayağa kalktı ve aniden bombayı fırlattı. Arka sindan Zeynel ve Bekir de silahlarım ateşlediler. Neticede, düş man motoru batırılmış, Ingilizler tarafindan esir alınmış bulunan Türk askerleri de kurtarılmıştı.

















