Homeros’un İlyada destanında, Paphlagonia bölgesi ve buranın halkı hakkında bazı bilgiler yer alır. Cide, tarihsel olarak Paphlagonia’nın bir parçası olduğu için bu bölgeden bahsedildiğinde dolaylı olarak Cide’nin de adı geçiyor olabilir.
Homeros’un İlyada Destanında Paphlagonialılar
İlyada’nın 2. Bölümü (Katalog Bölümü), Truva Savaşı’na katılan orduları ve komutanlarını listeleyen bir kısımdır. Bu bölümde Paphlagonialılar da anılır ve onların Pylaimenes adlı bir komutanın önderliğinde savaşa katıldıkları söylenir.
“Paphlagonialılar, Pylaimenes’in buyruğunda geldiler;
Geniş akarsulu Halys ırmağının yakınında otururlar,
Enetler’dir adları, savaşta yaman bir ulustur onlar,
Güzel atlarıyla ünlüydüler eskiden beri.”
(İlyada, 2. Bölüm – Katalog Bölümü)
Bu pasaj, Paphlagonia bölgesinin güçlü bir savaşçı topluluğuna sahip olduğunu ve onların güzel atlarıyla ünlü olduklarını anlatır.

Paphlagonia ve Cide Bağlantısı
Cide’nin Paphlagonia bölgesinin bir parçası olduğu biliniyor. Antik haritalarda, Paphlagonia kıyıları boyunca uzanan kentler arasında Cide’nin de bulunduğu kabul ediliyor.
Enetler, Cide civarında yaşamış olabilir. Homeros’un bahsettiği Enetler adlı kavmin, Cide ve çevresinde yaşamış olabileceğine dair bazı tarihçiler görüş bildiriyor.
Pylaimenes, Cide’den mi çıktı? İlyada’da adı geçen Paphlagonia kralı Pylaimenes’in, bu bölgeden (dolayısıyla Cide’den) savaşa gittiği düşünülüyor.
Cide’nin Destanlardaki Yeri
Her ne kadar Homeros doğrudan “Cide” ismini kullanmasa da, Cide’nin de içinde bulunduğu Paphlagonia kıyıları, Truva Savaşı’na katılan ve destanlarda bahsedilen önemli bölgelerden biri olarak kabul ediliyor. Bu da Cide’nin tarih boyunca mitolojik anlatılarda dolaylı da olsa yer aldığını gösteriyor.

Paphlagonia, Anadolu’nun Karadeniz kıyısında yer alan ve tarih boyunca stratejik öneme sahip olmuş antik bir bölgedir. Günümüzde Zonguldak, Bartın ve Kastamonu illerini kapsayan bu bölge, zengin tarihi ve kültürel mirasıyla dikkat çeker.
Tarihçe
Paphlagonia’nın tarihi, Hititler dönemine kadar uzanır. Homeros’un İlyada destanında, Paphlagonialıların Truva Savaşı’na katıldıkları ve liderleri Pylaimenes’in bu savaşta hayatını kaybettiği belirtilir. Bu da bölgenin MÖ 1200’lerde önemli bir yerleşim yeri olduğunu gösterir.
Herodot’un aktardığına göre, Paphlagonialılar, Lidya Kralı Kroisos’un egemenliğini tanımış ve Pers İmparatorluğu’nun satraplıklarından biri olmuşlardır. Bölge, daha sonra Makedon Krallığı, Pontus Krallığı ve Roma İmparatorluğu’nun hakimiyeti altına girmiştir. Roma döneminde, sahil kesimleri Bithynia-Pontus eyaletine dahil edilmiş, iç kesimler ise yerel prensler tarafından yönetilmeye devam etmiştir.
Paphlagonia’nın Coğrafi Konumu
Batıda Bithynia,
Doğuda Pontus,
Güneyde Galatia ile komşuydu.
Kuzeyde ise Karadeniz’e kıyısı bulunuyordu.

Cide’nin Paphlagonia İçindeki Önemi
Cide, Paphlagonia’nın Karadeniz kıyısındaki en önemli liman noktalarından biri olmuştur. Antik çağda, bu bölgede yaşayan halklar, deniz ticareti ve gemi yapımıyla ilgileniyordu. Cide’de bulunan Gideros Koyu, antik çağda bir liman ve korsan barınağı olarak kullanılmıştır.
Ayrıca, Cide ve çevresindeki kayalık alanlarda çok sayıda antik kaya mezarı ve tapınak kalıntısı bulunmuştur. Bu da bölgenin antik dönemde önemli bir yerleşim merkezi olduğunu gösterir.

Paphlagonia ve Cide: Antik Çağın Gizemli Bölgesi
Paphlagonia, Anadolu’nun Kuzey Karadeniz kıyılarında yer alan antik bir bölgedir. Batıda Bithynia, doğuda Pontus, güneyde Galatia ile çevrili olan bu bölge, zengin ormanları, dağları ve stratejik limanlarıyla tarih boyunca birçok uygarlığın ilgisini çekmiştir. Cide, bu bölgenin en önemli sahil kentlerinden biri olup, tarih boyunca farklı kültürlerin etkisinde kalmış ve önemli ticaret merkezlerinden biri olmuştur.
Paphlagonia’yı Yöneten Medeniyetler ve Kültürel Yapıları
Paphlagonia, tarihi boyunca birçok büyük imparatorluk ve kavim tarafından fethedilmiş ve her biri bölgeye kendi inançlarını, kültürel yapılarını ve yönetim anlayışlarını getirmiştir.
1. Hititler (MÖ 1800 – MÖ 1200)
- Paphlagonia’nın bilinen en eski hâkimleri Hititlerdir.
- Hititler, Anadolu’nun en büyük devletlerinden biri olup, çok tanrılı bir inanç sistemine sahiptiler.
- Hititler döneminde Paphlagonia’da kale şehirleri ve su yolları inşa edilmiştir.
- Hititler, Tanrı Teşup (Fırtına Tanrısı) ve Güneş Tanrıçası Arinna’ya taparlardı.
2. Frigler (MÖ 1200 – MÖ 700)
- Hititler’in yıkılmasının ardından Balkanlardan gelen Frigler bölgeye yerleşmiştir.
- Frig kültürü, doğayla iç içe bir yaşam biçimi ve anaerkil bir toplum yapısına sahiptir.
- Kybele kültü çok yaygındı; Kybele, doğa ve bereket tanrıçası olarak saygı görüyordu.
- Frig yazıtları ve kaya anıtları, bu dönemde inşa edilmiştir.
3. Kimmerler (MÖ 700 – MÖ 650)
- Kafkasya kökenli savaşçı bir kavim olan Kimmerler, Paphlagonia ve çevresine saldırmış ve burada kısa süreli bir egemenlik kurmuştur.
- Kimmerler, göçebe bir yaşam tarzına sahipti ve metal işçiliğinde oldukça ileriydi.
- Çok tanrılı bir inanç sistemine sahiptiler, ancak belirgin bir dini merkezleri yoktu.
4. Lidyalılar (MÖ 650 – MÖ 546)
- Lidyalılar, Batı Anadolu’nun en zengin uygarlıklarından biri olarak Paphlagonia’ya hâkim olmuştur.
- Parayı icat eden uygarlık olarak bilinen Lidyalılar, bölgede ticareti geliştirmiştir.
- Artemis ve Kral Midas kültleri çok yaygındı.
- Lidyalılar döneminde ilk büyük yollar inşa edilmiş ve ticaret güzergâhları oluşturulmuştur.
5. Persler (MÖ 546 – MÖ 334)
- Pers İmparatorluğu, Anadolu’nun büyük bir kısmını ele geçirerek Paphlagonia’yı da kontrol altına almıştır.
- Zerdüştlük, bu dönemde Paphlagonia’ya girmiştir.
- Ateş tapınakları inşa edilmiş ve kutsal kabul edilmiştir.
- Persler, bölgeyi Satraplık (Eyalet) sistemiyle yönetmiş ve Cide, ticari bir merkez haline gelmiştir.
6. Makedonlar ve Helenistik Dönem (MÖ 334 – MÖ 281)
- Büyük İskender, MÖ 334’te Anadolu’yu fethederek Pers hâkimiyetine son vermiştir.
- Paphlagonia’da Helenistik kültür etkili olmuş, tapınaklar ve tiyatrolar inşa edilmiştir.
- Zeus, Athena ve Apollon kültleri bu dönemde yayılmıştır.
- Yunan kolonileri kurulmuş ve şehirler Grek kültürü ile tanışmıştır.
7. Pontus Krallığı (MÖ 281 – MÖ 63)
- Pontus Krallığı, Karadeniz kıyılarında büyük bir güç haline gelerek Paphlagonia’yı ele geçirmiştir.
- Kral VI. Mithridates, Roma’ya karşı büyük savaşlar yapmış ve Cide gibi şehirleri stratejik üsler olarak kullanmıştır.
- Pontus dönemi, sanat ve mimari alanında gelişmelerin olduğu bir dönemdir.
- Mithridates kültü ve yerel tanrılar bu dönemde etkili olmuştur.
8. Roma İmparatorluğu (MÖ 63 – MS 395)
- Roma, Paphlagonia’yı ele geçirerek bölgeyi güçlü bir eyalet haline getirmiştir.
- Roma mimarisi, tapınakları, su kemerleri ve yolları bölgeye kazandırılmıştır.
- Cide ve diğer sahil kentleri, Roma’nın deniz ticaretinde önemli liman noktaları haline gelmiştir.
- Hristiyanlık, bu dönemde yavaş yavaş yayılmaya başlamıştır.
9. Bizans İmparatorluğu (MS 395 – MS 1071)
- Bizans döneminde Cide ve Paphlagonia, Karadeniz ticaret yollarının önemli bir parçası olmaya devam etti.
- Hristiyanlık tamamen yayıldı ve birçok kilise, manastır inşa edildi.
- İkona kültü gelişti ve Bizans sanatı bölgeye hâkim oldu.
- Arap akınlarına karşı kaleler inşa edildi.
10. Selçuklular ve Osmanlılar (MS 1071 – 1923)
- Selçuklular, 1071 Malazgirt Zaferi’nden sonra Paphlagonia’ya girdiler ve bölgeyi İslamlaştırdılar.
- Türk-İslam kültürü gelişti ve medreseler, camiler inşa edildi.
- Osmanlı Dönemi’nde Cide, önemli bir liman ve tersane merkezi olarak kullanıldı.
- Karadeniz ticareti Osmanlı’nın önemli gelir kaynaklarından biri oldu.
Bugün Cide’yi ziyaret edenler, bu zengin tarihin izlerini doğayla iç içe bir şekilde görebilir. Kaya mezarları, kaleler, antik yollar ve Osmanlı döneminden kalma yapılar, bu bölgenin tarihi kimliğini yansıtmaktadır. Cide, Karadeniz’in saklı tarihi hazinelerinden biridir.















