Kastamonu’nun Cide ilçesi, yalnızca doğal güzellikleriyle değil, aynı zamanda yüzyıllar boyunca şekillenen yerel mutfak kültürü ile de dikkat çeken bir Karadeniz yerleşimidir. Bu mutfak kültürünün en özgün ancak günümüzde unutulmaya yüz tutmuş ürünlerinden biri ise Cide Elma Pekmezi Reçelidir. Yapılan akademik araştırmalar, bu ürünün geçmişte Cide’de önemli bir kış erzağı olarak hazırlandığını, ancak günümüzde üretim ve tüketiminin belirgin biçimde azaldığını ortaya koymaktadır.
Kışa Hazırlığın Vazgeçilmezi
Cide’de elma pekmezi reçeli, özellikle kış aylarında tüketilmek üzere hazırlanırdı. Geçmişte ulaşım imkânlarının kısıtlı olması, hazır gıda ve şekerin yaygın bulunmaması, halkı doğada ve bahçede bulunan ürünleri değerlendirmeye yöneltmiştir. Bu bağlamda elma, Cide’nin köylerinde bolca yetişen ve uzun süre saklanabilen temel ürünlerden biri olmuştur.
Araştırmalarda, elma pekmezi reçelinin kışlık erzak olarak hazırlanıp saklandığı, evlerde cam kavanozlarda muhafaza edildiği ve soğuk aylarda hem enerji verici hem de besleyici bir gıda olarak tüketildiği belirtilmektedir. Bu yönüyle elma pekmezi reçeli, yalnızca bir tatlı değil; hayatta kalma ve tasarruf kültürünün bir parçasıdır.

Elma Pekmezi Reçeli Nedir?
Cide’ye özgü elma pekmezi reçeli, klasik reçellerden farklı olarak şekerle değil, pekmezle hazırlanır. Bu durum hem dönemin ekonomik şartlarıyla hem de sağlıklı ve doğal beslenme anlayışıyla ilişkilidir. Şekerin evlerde nadir bulunması nedeniyle tatlandırıcı olarak üzüm pekmezi tercih edilmiştir.
Bu reçel:
- Doğal elma,
- Pekmez,
- Uzun süreli kaynatma ve kıvam alma süreci
ile hazırlanır. Herhangi bir katkı maddesi içermez. Bu nedenle günümüz ölçütleriyle değerlendirildiğinde doğal, katkısız ve geleneksel bir ürün olarak öne çıkmaktadır.
Günümüzde Durum: Yapılıyor Ama Unutuluyor
Akademik çalışmalarda ulaşılan en önemli bulgulardan biri, elma pekmezi reçelinin tamamen yok olmadığı, ancak yaygınlığını ciddi ölçüde kaybettiğidir. Günümüzde Cide’de bu reçeli bilen ve yapan kişi sayısı azalmış; üretim daha çok yaşlı kuşakla sınırlı kalmıştır.
Araştırmada, her ne kadar günümüzde hâlâ yapılmakta ve sınırlı ölçüde satılmakta olsa da, geçmişteki yaygınlığını kaybettiği açıkça ifade edilmektedir. Genç kuşakların bu ürünü ya hiç bilmediği ya da yapım sürecine hâkim olmadığı da tespitler arasındadır.
Somut Olmayan Kültürel Miras Açısından Önemi
Elma pekmezi reçeli, UNESCO’nun tanımladığı somut olmayan kültürel miras kapsamına giren yerel yemekler arasında değerlendirilmektedir. Çünkü bu ürün:
- Sözlü aktarımla öğrenilen,
- Ustalık ve deneyim gerektiren,
- Kuşaktan kuşağa aktarılan
bir bilgi ve beceriye dayanmaktadır.
Araştırmacılar, bu tür yerel ürünlerin kayıt altına alınmasının ve görünür kılınmasının, kültürel süreklilik açısından hayati önemde olduğunu vurgulamaktadır. Aksi takdirde, elma pekmezi reçeli gibi ürünlerin birkaç kuşak içinde tamamen unutulması kaçınılmazdır.
Turizm ve Yerel Ekonomi İçin Bir Fırsat
Cide Elma Pekmezi Reçeli, yalnızca kültürel değil, aynı zamanda ekonomik ve turistik bir potansiyel de taşımaktadır. Günümüzde artan doğal ve yerel ürün talebi göz önüne alındığında bu reçel;
- Yöresel ürün pazarlarında,
- Gastronomi turizmi kapsamında,
- Festival ve tanıtım etkinliklerinde
ön plana çıkarılabilecek niteliktedir.
Araştırmalarda, bu ürünün tanıtımının yapılması, reçetesinin kayıt altına alınması ve genç kuşaklara öğretilmesi gerektiği özellikle vurgulanmaktadır.
Cide Elma Pekmezi Reçeli, geçmişte kış aylarının vazgeçilmez erzaklarından biri olmuş; yokluk, üretkenlik ve dayanışma kültürünün sofraya yansıyan bir simgesi haline gelmiştir. Günümüzde ise üretimi azalmış, tanınırlığı düşmüş ve unutulma tehlikesiyle karşı karşıya kalmıştır.
Bu geleneksel ürünün yaşatılması; yalnızca bir tatlının değil, Cide’nin hafızasının, emeğinin ve kültürel kimliğinin korunması anlamına gelmektedir. Elma pekmezi reçeli, geçmişten geleceğe uzanan bu bağın en sessiz ama en kıymetli tanıklarından biridir.















